Nafaka Sigortası

Nafaka; Kur'anda sıkça anlatılan ve biri birlerine varis olacak kadar yakın akrabalar arasında gerekli ve geçerli olan "ailevi ve yarı resmi" bir "mecburi bakım sigortası" gibidir.

Bu "nafaka" kurumunun günümüz şartlarına ve ihtiyaçlarına uygun yeniden yapılanması ve bir nevi resmiyet ve işlerlik kazandırılması ve Kur'anın öngördüğü biçimde bir etkinliğe kavuşturulması kanaatimizce önemli ve gerekli görülmektedir.

Nafaka, fıkıh ıstılahında (İslam hukuku dilinde) kişilerin bakmakla yükümlü oldukları fakir ve çaresiz kimselere, asli ihtiyaçlarını karşılamak üzere verecekleri mal ve paradır.

Bu kimseler:

a- Kişinin bakımına muhtaç olduğu hanımı ve çocukları: Hanımların, örfe ve adetlere uygun bütün ihtiyaçlarının karşılanması ve yine çalışıp kazanma şartlarına ve imkanlarına kavuşuncaya kadar, çocukların bakımı babaya aittir. Hatta durumu iyi olan ve zengin sayılan kimseler hanımları için hizmetçi tutmak ve onların ücretini vermek zorundadır. 55 Her hangi bir sebeple boşanan kadınların iddet bekleme süresince nafakasıda kocasına aittir.

b- Usul: Baba, dedeler, anne ve büyükanneler... Şayet mağdur ve muhtaç bulunursa bunların nafakası evlatlarına ve torunlarına aittir.

c- Füru: Evlat ve torunlar da çalışıp kazanacak seviyeye gelinceye kadar baba veya dedelerinin onlara bakması zorunludur.

d- Havaşin: Fakir ve mağdur olup da kendilerine bakacak, usul ve füru'u (evlat veya babaları) bulunmayan amca, hala, dayı, teyze ve yeğen gibi insana nikahı düşmeyen akrabaların nafakaları da en yakınları tarafından karşılanacaktır.

e- Köleler ve cariyeler: (Erkek ve kadın hizmetçilerin) nafakası da efendilerinin ve ev sahiplerinin üzerinedir.

f- Kişilerin mülkiyeti altındaki hayvanların ve ağaçların bakımı ve korunması da kendilerine aittir. Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, kapitalist sistemlerde ve günümüzdeki diğer beşeri düzenlerdeki resmi ve özel, çeşitli sigorta kurumlarının yerini İslam nizamında "İnfak" müessesesi almaktadır.

İnfak, pek çok kimsenin zannettiği gibi, sadece zenginlerin fakirlere, gönülleri isterse verecekleri bir sadaka değil, kişilerin mağdur ve muhtaç olan ana - baba ve çocuklarına, hanımlarına, yakın akrabalarına ve diğer yakınlarına ödeyecekleri disiplinli bir harcamadır.

Bugün ki sigorta sisteminde, sadece toplumun belli bir kesimi ve daha önce uzun müddet pirim ödeyenler sigorta kapsamına alındığı halde, islamın infak uygulamasında bütün muhtaç ve mağdurlar, hatta sahipsiz ve korumasız hayvanlar ve ağaçlar bile hayatlarını huzur ve emniyet içinde geçirebilecekleri, yani yeme, içme, giyinme barınma ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarının karşılanacağı bir ortama kavuşmaktadır.

Nafaka, müslümanların yakınlarına ve akrabalarına kendi mallarından verdikleri bir hisse olmaktan ziyade "mükelleflerinin, aslında devlete ödemeleri gereken kazanç payının, bizzat kendileri tarafından müstahaklara dağılmasıdır." Çünkü zaten devlet bütün ihtiyaç sahiplerine bakmak ve nafakalarını karşılamak zorundadır. Mükellefler ise devlete vergi ödemek durumundadır.

"Nafaka" ve "İnfak" konusunda, Kur'anda ellinin üzerinde ayet vardır.

Bu ayetler dikkatle incelendiğinde şu esaslar ortaya çıkmaktadır:

1 - Toplum hayatında özelikle fakir ve kimsesizlerin zaruri ihtiyaçlarının standartlara uygun olarak karşılanması ve insan onuruna yaraşır bir sosyal dengenin kurulması esastır.

2 - "Nafaka" ların kimler tarafından, hangi kesimlere ve ne ölçüde verileceği? kanunla tespit edilmeli ve uygulamalara resmiyet kazandırmalı ve hükümetlerin infak işlerinin düzenleme ve denetleme yetkileri olmalıdır.

3 - Adil Düzende herkesin hayatı sigortalıdır. Sigorta hizmetlerinden yararlanmak için önceden pirim ödemek şartı yoktur... Onurlu ve huzurlu bir yaşam garantisine kavuşmak için "insan" olmak kafidir.

55 Hukuku İslamiye Kamusu C. 2 Sh. 484 53

"Allah muhsinlerin ( İyilik sahiplerinin ) ecrini zayi etmez."

"Küçük (olsun) büyük (olsun) her türlü infak yapmaları, bir vadiyi geçmek ( gibi Allah yolunda yorulmaları) mutlaka onların lehine yazılır ki, yaptıklarının en güzeli ile karşılık görsünler )" 56

"Hayırdan ( Yararlı ve değerli maldan) her ne infak ederseniz Allah mutlaka onu bilir."

"İnfak ettiğiniz her hayrın (dünyevi ve uhrevi sevabı ) kendiniz içindir. Çünkü yalnız Allah' ın rızasına ulaşmak için veriyorsunuz. Hayırdan yaptığınız her türlü infak size tas tamam verilir ve asla haksızlığa uğramazsınız" 58  gibi ayetlerde infak edilen şeylerin:

:a - Bunun hayırdan sayılması için helâlden kazanılmış, kıymetli ve ihtiyaç giderici şeyler olmasına,

b - Bu nafakaları alan kimselerin de bunları içki, kumar ve fuhuş gibi gayri meşru yollara ve israfa harcamamasına,

c - Yapılan infakların sahiplerince yazılıp gayri resmi bir özel tutanak halinde saklanmasına,

d - Devletin de bu infak harcamalarını bir düzene sokmasına ve yapılanlardan haberdar olmasına,

e - İnfak sahiplerine de yaptıkları harcamalar nispetinde devlet hizmetlerinde özellik ve öncelik tanınmamasına işaret vardır...

Hak dini ve hayır düzeni olan İslam, sağlam aile yapısına ve akrabalık bağlarına özel bir önem vermiştir. Bu işi şefkat, merhamet ve uhrevi sorumluluk gibi sadece manevi disiplin kuralları ile kayıtlı bırakmamış, "Nafaka" gibi çok ciddi ve resmi bir sigorta kurumu geliştirmiştir. Toplumda muhtaç ve mağdur durumda olanların mutlaka evlat, torun, kardeş, yeğen, amca, dayı gibi bir yakınının bulunacağı için, maddi durumu iyi olan bu yakınları tarafından korunmaya ve bakılmaya mecbur tutulacağı "İnfak sigortası" sisteminde, Komünist ve kapitalist rejimlerin başa çıkamadığı pek çok ahlaki ekonomik ve sosyal sorun kendiliğinden halledilmiş olacaktır.

Yeri gelmişken şu hususu özellikle belirtmek isterim: İnfak sigorta sistemi ancak Adaletin tam olarak uygulandığı bir düzen içinde başarıyla tatbik ve takip edilebilir. Faizsiz kredi düzeninin ve tek çeşit vergi zekat sisteminin kurulduğu... Ahlaki, siyasi, ilmi ve ekonomik kurumlardan hiçbirinin diğerine tahakküm etmediği, hepsinin adil ve evrensel bir hukuk rejimi içinde irtibat ve ittihat halinde kendi görev ve sorumluluklarının bilincinde olduğu... Ülkede yaşayan herkesin can, mal ve namus emniyetinin, din ve düşünce hürriyetinin korunduğu mutlu bir düzende uygulanacak "Nafaka sigortası" rahmetle resmiyeti, kurbiyet (akrabalık) la sorumluluğu birleştiren ve barıştıran Kur’ani bir emir ve uygulamadır. 59

Mili Çözüm Dergisi Necmettin Erbakan Ahmet Akgül Meali Kerim