Ehliyet Dereceleri

1 - Üstün ehliyet sahipleri: Bunlar kendi sahasında şahsi görüşleriyle hareket edebilen ve o ilim dalında otorite kabul edilen, ekol kurucusu kimselerdir. (Profesör ve üst seviyeler)

2- Yüksek ehliyet sahipleri: Belli bir ekole bağlı olmakla beraber bazı konularda kendileri de içtihat yapıp görüş beyan edebilirler. Bunlar daha ziyade uygulama uzmanlarıdır. (Doçent seviyesi)

3 - Orta ehliyet sahipleri: Bunlar sadece belirli ilim dallarında kurulmuş olan sistemleri anlayıp uygulayan kimselerdir. Ayrıca özel içtihat yapamaz, yeni ve farklı görüş ve teoriler ortaya koyamazlar. (Doktora seviyesi)

4 - İlk ehliyet sahipleri: Duydukları, okudukları, usta - çırak metoduyla görüp kavradıkları bilgi ve becerileri sebebiyle, kendi başlarına iş yapabilir ve iş verebilirler. Ancak bunların bir orta ehliyetlinin sorumluluk ve denetiminde iş yapmaları gerekir. Yani onun danışma ortaklığına üye olması lazımdır. (Üniversite seviyesi)

5 - Temel ehliyet sahipleri: Bunlar bizzat ve bağımsız olarak bir işe başlayamazlar. Ancak kendilerine gösterilen ve daha önce programize edilen işleri kendi başlarına götürebilirler. (Lise seviyesi)

6 - Başlangıç ehliyetliler: Ancak bir başkasının gözetim ve kontrolünde çalışabilirler. (Ortaokul seviyesi)

Bu yeni tasnif ve tatbikat sayesinde ilim ölçülebilir hale gelmekte ve bilimin de pazarı ve piyasası kurulabilmektedir.

Bundan sonra kişilerin üretimindeki payları veya hizmetlerdeki ücretleri; bu ehliyet derecelerine ve mesleki becerilerine göre ayarlanacak, emeklilik ve kredi hakları bile bunlara dayanacaktır.

Yani Adil ilmi düzende gözü açıklık, üçkâğıtçılık, adam kayırmacılık para etmeyecek, sadece ilim, ehliyet, kabiliyet ve gayret işe yarayacaktır.

İlk ehliyetlilere kadar olanlar “Bucak” larda seçilme hakkına sahip olacak, oranın yönetimine katılacaktır. Orta ehliyet sahipleri “il” lerde seçilme hakkına sahip olarak yönetime ve hizmete katılacaktır.

Yüksek ve üstün ehliyet sahipleri ise, Devlet seviyesinde yönetime ve hizmete katılacaktır.

Yani, seçme hakkı bütün vatandaşlara verilecek ancak “seçilme hakkı” Bucaklarda ilk, illerde orta, devlette ise sadece yüksek ve üstün ehliyetlilere tanınacaktır.

Böylece kurulacak Adil Düzen’ de ve Milli Görüş Medeniyetinde, ihtiyacımızın da, İslam’ın da, aklında en çok önem verdiği “İLİM” hakim olacaktır.

Kapitalizmde “Sermaye” Sosyalizmde “siyasi otorite” ortaçağ Batı teokrasilerinde “din kılıklı icbar ve istismar” hakim olduğu gibi, Adil Düzende ise “ilim” konuşacaktır.

Yukarıda arz ettiğimiz ilmi ehliyet dereceleri İslam alimlerinin “müçtehit tasnifleri” ne de uygun bulunmaktadır.

Bakınız İslam alimlerinin değerlendirmesi de şöyledir.

1- Mutlak (müstakil) müçtehit: Dini hükümleri Kitap ve sünnet gibi kaynaklardan çıkaran, nass’ lara göre kıyas yapan, maslahatlara göre fetva veren, istihsan çerçevesinde hükümler beyan eden ve nass bulunmadığı yerde aklı ve şahsi reyi (görüşü) ile hareket edebilen müçtehitler (mezhep sahipleri gibi)

2- Müntesip müçtehit: Hüküm çıkarmada mutlak müçtehidin koyduğu “usul”e uyan ancak furu’da ona muhalefet edebilen müçtehitler.

3- Mezhepte müçtehit: Hem usul hem furu’da mezhep imamına tabi olup, imamların görüş beyan etmediği hususlarda hüküm verebilen müçtehitler.

4- Tercih erbabı: Kendileri içtihat yapmayıp ancak bağlı olduğu mezhepteki üçüncü tabakadan müçtehitlerin farklı görüşlerinden birini tercih edebilen alimler.

5- İstidlal sahibi alimler: Verilen hükümlere ait delilleri beyan eden ve bu delillerin karşılaştırılmasını yapabilen ve bu delillerin kuvvet derecesi hakkında görüş bildiren alimlerdir.

6- Hafızlar tabakası: Bunlar kendi mezhebine ait pek çok hüküm ve rivayetleri doğru olarak ezberlemiş ve bunları nakletmek kabiliyetini kesbetmiş alimlerdir. Bunlar yapılan içtihat ve hükümleri tercih derecelerine göre sıraya koymada söz sahibidirler.

7- Mukallitler: Bunlar sadece bazı kitapları okuyup anlamak ve anlatmaktan öte bir yetkisi ve yeteneği olmayan kimselerdir.

 

Mili Çözüm Dergisi Necmettin Erbakan Ahmet Akgül Meali Kerim